KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/17037 E., 2014/22451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Düzce İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2014
- Numarası
- 2010/521-2014/82
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu şirket vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, çekteki imzanın borçlu şirket temsilcisi A. K. ait olmadığını ileri sürerek itiraz ettiği, mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurlmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı çekin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 388.maddesi gereğince vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için özel yetkiyi haiz olması gerektiği gibi, ticari vekilin de böyle bir taahhüt altına girmesi aynı Kanunun 453.maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmış olup, vekaletnamenin ticaret siciline bildirilip ilân edilmesi de gerekmez.
Somut olayda, duruşma sırasında, muhatap banka olan Şekerbank Diyarbakır Şubesi tarafından gönderilen Ergani Noterliği'nin 20 Ocak 2009 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile borçlu şirket temsilcisi A.K.tarafından 3. kişi E. K.’a açıkça çek imzalama yetkisi verildiği görülmektedir. Bu durumda, vekile açıkça kambiyo senedi düzenleme yetkisi verildiğinden, adı geçen vekil tarafından düzenlenen çekten dolayı vekalet veren borçlu sorumlu olur.
O halde mahkemece, borçlu tarafından vekalet verilen üçüncü kişi E.K. yönünden yöntemince imza incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/17037, K. 2014/22451, 25 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama