KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/17327 E., 2014/21551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ağrı İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/03/2014
- Numarası
- 2014/13-2014/33
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 3 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurusunda, dayanak senetlerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, şirketin alacaklıya borcu bulunmadığını ileri sürerek itirazda bulunduğu, alacaklının 20.02.2014 tarihli cevap dilekçesi ile yargılama sırasında, kendisine verilen vekaletname ile kambiyo senedi düzenlediğini ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, mahkemece, istem borca itiraz olarak kabul edilip takibin iptali ile alacaklının İİK 'nun 169/a-6 maddesi uyarınca tazminata mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra mahkemesine yasal süresinde yapılan başvuru niteliği itibariyle imzaya itiraz olup, mahkemece başvurunun borca itiraz olarak değerlendirilmesi doğru değil ise de bu konudaki hatalı değerlendirme bozma nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan imzaya itiraz halinde İİK.nun 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapılacak imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve somut olayda mahkemece bir imza incelemesi yapılmaksızın alacaklının beyanı da dikkate alınarak sonuca gidildiğinden alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması yerinde olmadığı gibi, imzaya itirazın kabulü halinde İİK'nun 170/3. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptaline hükmolunması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/17327, K. 2014/21551, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama