KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/20172 E., 2014/27050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Bolu İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/05/2014
- Numarası
- 2014/203-2014/222
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili hakkında Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/204 Esas sayılı ve 30.04.2014 tarihli ara kararı gereğince ".... hiç bir icra takibi yapılmamasına..." yönelik tedbir kararı" verilmiş olduğundan bahisle, tedbir kararından önce açılan takibinin iptaline, kabul edilmemesi halinde durdurulmasını talep etmiş, mahkemece istem kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
HMK'nun 326. maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Maddenin birinci fıkrası, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideridir ve sorumlusu yine HMK'nun 326. maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.
Somut olayda, Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/204 Esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava ile ilgili 30.04.2014 tarihli ara kararının 1. bendinde "6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere yapılmış tüm icra iflas takipleri, ihtiyati haciz, satış ve muhafaza işlemleri gibi tedbir uygulamalarının ve ileride yapılacak tüm takiplerin tedbiren durdurulmasına" karar verildiği görülmektedir. Takip, alacaklı tarafından bu tedbir kararından önce 28.03.2014 tarihinde başlatılmıştır. Bu durumda, icra takibinin tedbir kararı içeriğine aykırılığı sonucunun oluşmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, haksız olarak aleyhine şikayet yoluna başvurulmasına sebebiyet vermeyen alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/20172, K. 2014/27050, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama