KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/2029 E., 2014/4373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Tire İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/06/2013
- Numarası
- 2012/127-2013/70
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takiplerde borçlu meskeniyet şikayetinde bulunmuş olup mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 82.maddesinin 1.fıkrasının 12.bendi gereğince, borçlunun "haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Haczedilmezlik iddiasına konu evde borçlunun oturmaması meskeniyet şikayetine engel değildir.
Somut olayda; Mahkemece taşınmazda borçlunun oturmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmişse de bu husus meskeniyet şikayetine engel değildir. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda “çevredeki bina fiyatlarının emlak komisyoncularından edinilen bilgiye göre 100.000TL nin üzerinde olduğunun “belirtildiği görülmektedir. Borçlunun haline münasip evi, mutlaka meskeniyet şikayetine konu edilen taşınmazın bulunduğu yerde veya o yere yakın yerlerde edinmesi zorunlu değildir. Bu nedenle borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip mahallerde haline münasip meskeni edinebileceği miktarın belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak borçlunun yukarıda açıklandığı üzere görev ve sıfatı, eğitim durumu dikkate alınmadan bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip evi alabileceği değerin belirlenmesi gerekir. Bu tespitlerden sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/2029, K. 2014/4373, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama