KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/20409 E., 2014/27835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Akçaabat İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/05/2014
- Numarası
- 2014/12-2014/31
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK'nun 170/3. maddesinde; "İcra mahkemesi 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur".
Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre de; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde senedi takibe koymada kötüniyeti ve ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların dayanak senette borçlulardan T.. O..'ın imzasının olmadığı gerekçesiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın T.. O..'ın imzasının bulunmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan madde hükmünde, İİK.nun 68/a maddesi 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşıldığından alacaklının inkar tazminatı ile sorumlu tutulması isabetsizdir. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/20409, K. 2014/27835, 20 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama