KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/21679 E., 2014/24637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/05/2014
- Numarası
- 2013/544-2014/237
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu Y.. D.. ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların İİK. nun 168/4. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda senetteki muris imzasına itirazda bulundukları, mahkemece borçlulardan N.yönünden, takip dayanağı senede ilişkin Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama sonuçlanıncaya kadar HMK’nun 209. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verildiği, borçlu Yüksel yönünden ise dava takip edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK' nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, genel nitelikteki HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK'nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK 170/2).
Öte yandan sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene (yazıda sahtelik) dayanması halinde Dairemiz, İcra Ve İflas Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerektiği görüşünde iken, daha sonra içtihat değişikliğine gidilerek, senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı görüşü benimsenmiştir.
Bu nedenle Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama gerekçe gösterilerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesi usulsüz ise de, İİK. nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verir.
Senedin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan T.T.K.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 615. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz.
Somut olayda takip dayanağı bonoda, “ödeme tarihi” kısmında 31.10.2011 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “31 Ocak 2011” olarak gösterildiği, bu haliyle dayanak bonoda çift vade olduğu anlaşılmaktadır.
Bu husus mahkemece re’sen göz önüne alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değil ise de, mahkeme kararı borçlu N.tarafından temyiz edilmeyip, temyiz talebinde bulunan alacaklının aleyhine sonuç yaratılamayacağından, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Alacaklının temyiz talebinin bu nedenle REDDİNE ,
2- Borçlu Y.. D..’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK. nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verir. Ancak bunun için, icra mahkemesine yapılan itiraz veya şikayetin beş günlük sürede olması gerekir.
Bu maddedeki düzenleme şikayet olup, şikayet hakkında İİK.nun l8. maddesi hükümleri uygulanacağından, mahkemece duruşma yapılmasına karar verilen hallerde taraflar gelmeseler bile HMK. nun 150 maddesi uygulanmadan önce takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığının ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığının incelenmesi icap eder.
Senedin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan T.T.K. nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 615. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz. Somut olayda takip dayanağı bonoda, “ödeme tarihi” kısmında 31.10.2011 tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “31 Ocak 2011” olarak gösterildiği, bu haliyle dayanak bonoda çift vade olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus mahkemece re’sen göz önüne alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/21679, K. 2014/24637, 22 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama