KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/22428 E., 2014/22292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/03/2014
- Numarası
- 2014/64-2014/78
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, kıymet takdir raporunun kendisine tebliğ edilmediğini ya da usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürmediği gibi, kesinleşen kıymet takdirinde belirlenen muhammen bedeli 600.000 TL olan taşınmazın, 06.11.2013 tarihli artırmada 900.000 TL'ye satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından İİK'nun 134/8.maddesinde öngörülen dava şartının mevcut olmaması nedeniyle istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
O halde, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/22428, K. 2014/22292, 23 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama