KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/22946 E., 2014/24707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/07/2014
- Numarası
- 2014/266-2014/628
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borca, faize, fer'ilerine ve imzaya itiraz ederek takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6102 Sayılı Kanunun 779/1. mad.).
Bonoda şekil şartları 6102 Sayılı TTK'nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; "Bono" yada "emre muharrer senet" ibaresi, kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, düzenlenme tarihi ve yeri ve düzenleyenin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan senet, zorunlu şartlardan olan "emre muharrer senet" kelimesini içermediğinden bono vasfında değildir.
O halde, mahkemece, İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/22946, K. 2014/24707, 23 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama