KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/23557 E., 2014/25406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/04/2014
- Numarası
- 2014/361-2014/389
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun, sair itirazlarının yanında örnek (10) numaralı ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve tebligattan 27.03.2014 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 168. maddesinin 3. bendi gereğince, borçlunun, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığına ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığına yönelik şikayeti ile aynı maddenin 5. bendi gereğince, borca ve yetkiye ilişkin itirazlarını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Anılan yasal düzenlemede açıkça vurgulandığı üzere, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte itiraz ve şikayetler yönünden icra mahkemesine başvuru, 5 günlük süreye tâbi olup, bu sürenin hak düşürücü nitelikte bulunduğu ve ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, öncelikle, ödeme emri tebliğ işleminin usule aykırı olduğuna ilişkin iddianın yöntemince araştırılıp değerlendirilmesi, bu konudaki şikayetin süresinde yapıldığının ve tebligatın usulsüz olduğunun belirlenmesi halinde, başvurunun süresinde olacağı düşünülerek borçlunun diğer itirazlarının esası incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi, tebligatın usulüne uygun olduğunun saptanması durumunda ise, takibe yönelik itirazların, yukarıda değinilen İİK'nun 168. maddesinin 3. ve 5. bentlerinde öngörülen yasal 5 günlük süreden sonra yapıldığı gözetilerek istemin süre aşımı nedeniyle reddedilmesinden ibarettir.
Mahkemece, öncelikle tebligatın usulsüzlüğü yönündeki şikayet incelenip sonucuna göre yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/23557, K. 2014/25406, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama