KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/24366 E., 2014/30359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/05/2014
- Numarası
- 2013/390-2014/377
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 170/4 maddesine göre; imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde icra mahkemesi, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın % 10’u oranında para cezasına mahkum eder.
Somut olayda, borçlunun takip dayanağı bononun keşidecisi olduğu, alacaklının ise lehtarın cirosu ile yetkili hamil sıfatını kazandığı görülmektedir. Bu durumda, alacaklı hamil, imzaya itiraz eden keşideci borçlunun imzasının sıhhatini bilemeyeceğinden ağır kusurlu kabul edilemez. Keşideci ile lehtar arasındaki baba-oğul ilişkisinin alacaklı tarafından bilinmesi nedeniyle alacaklının takipte kötüniyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığı gibi, alacaklının bonoyu takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu da ispatlanamadığına göre, tazminattan sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/24366, K. 2014/30359, 15 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama