KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/25831 E., 2014/22365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/05/2014
- Numarası
- 2014/77-2014/252
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun ödeme emri tebliği işleminin usulsüzlüğü şikayeti ve borca itiraz nedenleriyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece davanın kabulü ile takibin iptaline, tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun başvurusunun borca itiraz niteliğinde olması nedeniyle İİK'nun 169a/5. maddesi gereğince itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulması yerine iptaline karar verimesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Somut olayda, borçlu, takibe konu senetteki imzayı şirket müdürü sıfatıyla attığını, bu nedenle şahsi borcunun olmadığını ileri sürmüş olup, başvuru bu hali ile İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğindedir. İİK'nun 169/a-6. maddesine göre; "Borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir."
Mahkemece, borçlunun borca itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabul edilmiş olması ve alacaklının da lehtar olup, senedi takibe koymada en azından ağır kusurlu bulunduğunun anlaşılması karşısında, borçlunun talebiyle bağlı kalınarak, alacaklının, takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata mahkûm edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/25831, K. 2014/22365, 24 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama