KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/26050 E., 2014/30914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Karaman İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/07/2014
- Numarası
- 2013/302-2014/174
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu şirket tarafından şirketin müşterek imza ile temsil edildiği, tek imzanın şirketi bağlamayacağı belirtilerek, takibin iptali ve tazminat talep edildiği görülmüştür.
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 169/a-6. maddesinde; "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir" hükmü yer almaktadır.
Borçlu şirket, yapılan takibe karşı çift imza ile temsil edildiğini,tek imza ile imzalanan bonolardan dolayı borçtan sorumlu olmadığı itirazını ileri sürdüğüne göre; bu başvuru İİK 169/a-5 maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, itirazın kabulü halinde İİK 169/a-6 maddesi uyarınca borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken bu konuda olumlu-olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Borca itirazın kabulü halinde İİK'nın 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/26050, K. 2014/30914, 19 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama