KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/26302 E., 2015/837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından icra mahkemesine verilen 05.03.2012 tarihli cevap dilekçesinde takip dayanağı senedin taraflar arasında yapılan satış nedeniyle verildiğinin açıkça kabul edilmiş olması ve satışa konu malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilip edilmediği hususunun ihtilaflı bulunması karşısında alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin ya da ne miktarda tahsil edileceğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek (10) nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı bononun satış sözleşmesi nedeniyle verildiğini ve alacaklının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek takibin iptalini istediği anlaşılmıştır.
Borçlu vekilinin başvurusu bu hali ile borca itiraz niteliğinde olup, borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK. nun 169/a-5 maddesi uyarınca; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur.”
Öte yandan İİK.nun 169/a-6.maddesi; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükmünü içermektedir.
Somut olayda, mahkemece alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itiraz kabul edildiğine ve kabul gerekçesi esasa ilişkin olmadığına göre, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, İİK.nun 169/a-5.maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, iptaline hükmedilmesi de isabetsiz olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/26302, K. 2015/837, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama