KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/27905 E., 2015/2751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi icra kefili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi tarafından icra kefilliğine ilişkin işlemin yasaya uygun olmadığı ve icra kefilliğinin geçerli olmadığı belirtilerek aleyhine yapılan icra takibinin iptali talep edilmiş, mahkemece istemin süreden reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 38. maddesi hükümleri icra kefaletlerinin müteselsil kefalet hükmünde olduğunu ve ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi bulunduğunu düzenlemektedir. İcra kefilliğine ilişkin düzenlemeler ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi olup buna ilişkin başvurular ise ilama aykırılık iddiası olup, İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir.
İcra kefaletinin amacı, icra takibine konu edilen ve anında ödenemeyen bir borcun üçüncü kişi (icra kefili) tarafından ödenmesini sağlamaya yöneliktir. İİK'nun 38.maddesinde kefeletin şekli hakkında özel bir hüküm bulunmadığından 6098 sayılı BK'nun 583 maddesi hükmü icra kefilliği içinde geçerlilik şartıdır. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır. "
Belirtilen sebeplerle, Mahkemece Borçlar Kanunu hükümleri esas alınarak icra kefaletinin yasada öngörülen koşullara uygun olup olmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin süreden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/27905, K. 2015/2751, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama