KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/28543 E., 2015/2166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra mahkemesine yaptıkları başvuruda; takip dayanağı bononun teminat olarak verildiğini ve mücerret borç ikrarı içermediğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece teminat iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Senedin teminat senedi olduğu iddiasının, senet üzerine hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılmak suretiyle ya da senede açık atıf yapan yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E, 2013/312 K. sayılı ve yine HGK'nun 20.06.2001 T. ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Öte yandan bono arkasındaki yazıların altında ayrıca alacaklının imzasının bulunması da gerekmeyip konulan kayıt herkese karşı ileri sürülebilir.
TTK. nun 776/1-b. maddesi gereğince, bononun, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi zorunlu olup, aynı kanunun 777/1.maddesi uyarınca ise bu unsuru içermeyen bir senet bono sayılmaz.
Somut olayda takip dayanağı bononun arka yüzünde; “Bu senet 208 ada 12 parsel inşatın iskan alınması için verilmiştir 30.01.2013 tarihine kadar binanın iskanı alınacaktır alınmazsa bu senet tahsile konacaktır. O tarihe kadar hiç bir işlem yapılmaz devredilemez satılamaz” ibaresinin yer aldığı görülmektedir. Senet arkasında yazılı bu ibareler tek başına, onun, kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadi unsurunu ortadan kaldırdığından, ayrıca sözleşme bulunması gerekmez.
Bu durumda alacağın tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/28543, K. 2015/2166, 28 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama