KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/30129 E., 2015/5648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile takipte, borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; müvekkillerinin adına dayanak bonoyu imzalayan ... yetkisi bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece vekaletnamenin inşaat sözleşmesinde belirlenen işlemleri yapmak üzere düzenlendiği, alacaklının inşaat sözleşmesinde taraf olmadığı ve taşınmazda hissedar bulunmadığı, bu nedenle takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfı bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlular vekili, dayanak bonoyu vekil sıfatıyla imzalayan... kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmadığını ileri sürdüğüne göre, başvuru bu hali ile, İİK' nun 168/5. maddesi kapsamında olup, aynı kanunun 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğindedir. Bakırköy 9. Noterliği'nin 04.12.1998 tarih, 63351 yevmiye nolu vekaletnamesinde “kambiyo taahhüdünde” bulunma yetkisi yoktur. Borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK. nun 169/a-5 maddesi uyarınca; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur.”
O halde, mahkemece, borçluların, borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK.nun 169/a-5.maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline hükmedilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/30129, K. 2015/5648, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama