KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/30392 E., 2015/1243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiği şikayetiyle birlikte takibin kesinleşmesinden önce takip dayanağı senedin zamanaşımına uğradığı itirazında bulunmuş olup, mahkemece duruşma açılmaksızın evrak üzerinde tebligatın usulsüzlüğü şikayeti kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi hükmü uyarınca öğrenme tarihine göre başvuru süresinde kabul edilerek itirazın esası incelenmiş ve zamanaşımı itirazı kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 690. maddesinin yollaması ile aynı Kanun'un 661/1.maddesi hükmü gereğince, bonoda keşideci ve onun gibi sorumlu olan aval verene karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi vade tarihinden itibaren 3 yıldır.
Somut olayda, takip dayanağı bononun vade tarihi 07.08.2011 tarihi olup, takip tarihi olan 09.04.2014 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle mahkemece yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı hesabında borçlunun takipten haberdar olma tarihi olan 20.08.2014 tarihi esas alınmak suretiyle zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer taraftan zamanaşımı itirazı niteliği itibariyle İİK'nun 169/a-1 maddesi kapsamında "borca itiraz" mahiyetinde olup bu konudaki istemin anılan Yasa hükmü uyarınca mutlaka duruşma açılarak incelenmesi gerekirken evrak üzerinde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/30392, K. 2015/1243, 20 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama