KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/30525 E., 2014/29310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2014
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3. maddesine göre, icra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip İİK'nun 170/2. maddesine göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, “….icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, dayanak çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, çek asılları ibraz edilmediğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın imzaya itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan madde hükmünde, İİK'nun 68/a maddesi 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşıldığından alacaklının inkar tazminatı ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/30525, K. 2014/29310, 4 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama