KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/33045 E., 2015/8360 K.·Esas No : 2014/33045 T.C. Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
- Karar no
- 2015/8360
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
12. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
ESAS NO : 2014/33045
KARAR NO : 2015/8360
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2014
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Yargılama sırasında alacaklının yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması yönünde bir talebinin bulunmaması nedeniyle sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda senetteki imzasına itiraz ettiği, mahkemece yapılan inceleme sonucunda imzaya itirazın kabulü ile takibin davacı yönünden iptaline ve alacaklı aleyhine asıl alacak üzerinden tazminat ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/3. maddesi uyarınca; icra mahkemesi, aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına hükmeder.
Somut olayda, borçlunun inkar ettiği imza konusunda alınan bilirkişi raporunda imzanın borçluya ait olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği, kaldı ki senedi ciro yoluyla iktisap eden alacaklının, senetteki imzanın keşidecinin eli ürünü olup olmadığını bilebilecek konumda da olmadığı ve dolayısıyla alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun tespit edilemediği, bu durumda alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi, mahkemece, borçlunun takip dayanağı senede ilişkin imza itirazı kabul edildiğine göre, İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekmekte ise de anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/33045, K. 2015/8360, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama