KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/34308 E., 2015/7539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular hakkında genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığı, alacağın ... Fon Bankası A.Ş.' ye temlik edildiği, icra müdürlüğünün 04.06.2014 tarihli kararı ile masrafın ibrazı halinde alacağın temliki işleminin borçlulara muhtıra ile bildirilmesinin akabinde temlik alan alacaklının taleplerinin yerine getirileceği, bu aşamada işlem yapılmayarak tebliğden sonra işlem yapılmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin icra mahkemesine şikayetinde ...'nün 2014/1645 esas sayılı dosyasında verilen kararın iptalini talep ettiği, mahkemenin ise icra müdürlüğünün kararının usulüne uygun olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunun 183/1. maddesinde “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”, Türk Borçlar Kanunun 184. maddesinde “Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
O halde, temlikin geçerliliği için borçluya ihbarda bulunulmasına gerek yoktur. Mahkemece, alacaklının şikayetinin kabulü ile icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/34308, K. 2015/7539, 27 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama