KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/34722 E., 2015/1943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakim... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak 14/08/2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak zamanaşımı iddiasında bulunduğu, mahkemece talebin kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar borçluya gönderilen ödeme emri tebligatı dosya içinde mevcut değil ise de, borçlu 25/08/2008 tarihinde bu takibe yönelik açtığı imzaya itiraz davasında ödeme emrini 20/08/2008 tarihinde tebliğ aldığını beyan etmiştir. Başvuru bu hali ile İ.İ.K.'nun 170/b maddesinin göndermesi ile aynı Kanunun 71/2 ve 33/a maddelerine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir.
TTK. nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. TTK. nun 663/2.maddesine göre ise, zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir süre işlemeye başlar.
Borçlunun açtığı imzaya itiraz davasında tedbir talebinin reddedildiği, yargılama sonucunda da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşıldığından bu davanın zamanaşımını kesmeyeceği açıktır. Ancak, borçlu Mecit yönünden icra dosyasında alacaklı vekilince 03/08/2009 tarihinde adres araştırması, 06/09/2011 tarihinde de haciz talep edilmiştir.
Borçlu açtığı imzaya itiraz davasında da adres bildirmemiş, bu davada ödeme emrinde bildirilen adresine çıkartılan tebligat da iade dönmüştür. Bu nedenle alacaklının 03/08/2009 tarihli adres araştırması talebi de zamanaşımını keseceğinden, işlemler arasında T.T.K.'nun 749. maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece borçlu yönünden zamanaşımı şikayetinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/34722, K. 2015/1943, 27 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama