KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/3799 E., 2014/6581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2014
- Mahkemesi
- Niğde İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/12/2013
- Numarası
- 2013/113-2013/244
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlular aleyhinde bir adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine karşı, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu senedin keşideci ile lehtar/alacaklı arasında imzalanan protokole istinaden düzenlenmiş olup teminat senedi niteliğinde olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği; mahkemece, takibe konu senedin teminat senedi niteliğinde olup kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, bu sebeple kambiyo vasfını haiz olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, IİK'nun 169/a maddesi uyarınca, takibe konu senedin teminat senedi olduğundan bahisle borca itiraz niteliğindedir. Aynı yasanın 168/5 maddesine göre de borçlunun, borca itirazını, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal beş günlük süresi içerisinde icra mahkemesine bildirmesi zorunludur.
Somut olayda ise; ödeme emrinin muteriz borçluya 09/05/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen borçlunun, yasal beş günlük süre geçtikten sonra 17/05/2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak borca itirazını bildirdiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, itirazın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/3799, K. 2014/6581, 7 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama