KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/4675 E., 2014/8124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/12/2013
- Numarası
- 2013/234-2013/1069
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı, borçlular hakkında bonoya dayalı olarak 20.000,00 TL asıl alacak, 3.889,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.889,18 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %17,75 avans faizi ile birlikte tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatmış olup; ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde diğer itirazların yanında borçlular işlemiş faize ve faiz oranına itiraz etmiştir.
3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesine göre, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için birinci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.
Takip dayanağı belge, bono niteliğinde olduğundan taraflar arasında ticarî ilişkinin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, 3095 Sayılı Yasada yer alan ticari temerrüt faizine ilişkin 2/2. maddede öngörülen avans faiz oranlarının uygulanması, takipten sonrası için de, dönem dönem değişen oranlara göre avans faiz hesabının yapılması zorunludur. Belli dönemlerde faiz oranları değişkenlik gösterdiğinden takip tarihindeki faiz oranının, borç ödeninceye kadar aynen uygulanması mümkün değildir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.
Somut olayda, hükme esas bilirkişi raporu yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak yargıtay denetimine elverişli şekilde hazırlanmamıştır.
O halde mahkemece, 3095 Sayılı Kanun'un 2.maddesinde belirtilen ilkeler gözetilerek bononun vade tarihi ile takip tarihi arasındaki donem için değişen oranlarda avans faizinin belirlenmesi için, bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer taraftan; takip tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca yapılan belirlemeye göre yukarıda yazılı madde gereğince geçerli avans faizi oranı %13,75 olduğu halde anılan yasa hükmüne aykırı olarak %17.75 oranında faiz isteminde bulunulduğu halde mahkemece faiz oranına ilişkin itiraz hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemeside doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/4675, K. 2014/8124, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama