KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/5422 E., 2014/7539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Mahkemesi
- Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/11/2013
- Numarası
- 2013/18-2013/679
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda yetki itirazında bulunduğu ve takibe dayanak senetteki imzaya itiraz ettiği görülmektedir.
Somut olayda, mahkemece, 30.04.2013 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile imza itirazına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması için gerekli bilirkişi ücreti ile tebligat gideri ve diğer masrafları yatırmak üzere borçluya 2 haftalık kesin süre verildiği ve anılan sürede bilirkişi ücreti ve diğer masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle itirazın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İmzaya yönelik itirazın niteliği itibariyle, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Zira, takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu çekteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup; bu iddianın ispat yükü de alacaklıya düşer. Bu durumda, imza incelemesi için gerekli masrafı karşılama külfeti alacaklıya ait olduğu halde mahkemece ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya gidilmiş olması isabetsizdir.
Öte yandan, borçlu tarafın, yükümlü olmadığı halde mahkemece belirtilen bilirkişi ücretini 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra ve fakat duruşmadan önce yatırdığı dosya kapsamı ile sabit olup, usul ekonomisi açısından da itirazın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, işin esası incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/5422, K. 2014/7539, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama