KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/5699 E., 2014/8586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kozaklı İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2013
- Numarası
- 2013/3-2013/2
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı icra kefili borçlunun, kendisinin borçlu şirkete kefil olduğunu, 25/01/2010 tarihinde şirket tarafından dosya borcunun tamamının ödendiğini bu nedenle kefaletinin sona erdiğini belirterek hakkındaki takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, dosya borcunun ödenmesi ile icra kefilinin sorumluluğunun da sona erdiği gerekçesi ile şikayetçi hakkında 07/02/2013 tarihli işlem ile yürütülen takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde;
Alacaklının, borçlular P.. Termal Otelcilik Turizm Yatırım İnşaat Mühendislik Mimarlık Gıda Nakliyat Sanayi Ticaret Ltd.Şti. ile A.. D.. hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, şikayetçinin 25/06/2009 tarihli haciz esnasında”....dosya borcu hesaplansın ben hesaplanan borca kefil oluyorum....”şeklinde beyanda bulunduğu, borçlu şirketin 25/01/2010 tarihinde dosya borcunu yatırdığı, ancak, alacaklının paranın ödenmesi talebinin borçlu şirketin açtığı istirdat davasının kabul edilmesi nedeniyle reddedildiği ve 23.835,57 TL'nin borçlu şirkete verilmesine ilişkin Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/03/2012 tarih ve 2011/14 E.-2012/25 K.sayılı kararı ile daha önce yatırılan paranın borçlu şirkete iade edildiği görülmektedir.
Her ne kadar mahkemece, dosya borcu ödenmekle icra kefili şikayetçinin sorumluluğunun sona erdiği kabul edilmiş ise de, dosyaya yatan paranın istirdat davasının kabulü nedeniyle borçlu şirkete iade edilmiş olması dikkate alındığında dosya borcunun ödendiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Diğer yandan;
Haciz tutanağında dosya borcu miktarı açıkça gösterilmiş icra kefili herhangi bir boçluyu belirtmeksizin dosya borcuna kefil olduğunu açıkça beyan ederek haciz zaptını imzalamıştır.
Hal böyle olunca, icra kefaleti tüm dosya borcuna yönelik olup, sözkonusu kefaletin sadece borçlu şirket için verildiğini kabule olanak bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, şikayetçinin icra kefili olarak sorumluluğu devam ettiğinden şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/5699, K. 2014/8586, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama