KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/7131 E., 2014/9772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/11/2013
- Numarası
- 2013/955-2013/1097
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 134/2. maddesi uyarınca “ihalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 6. fıkrasına göre ise; “satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda, şikayetçi ihale alıcısının, ihaleye konu taşınmazın esaslı vasıflarındaki hatayı 05.09.2013 tarihinde öğrendiği halde İİK'nun 134/6. maddesinde belirtilen yasal yedi günlük süreden sonra 17.09.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ihalenin feshini istediği görülmektedir. Bu durumda, mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur.
Bu nedenle şikayetçinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde davacının para cezasına mahkûm edilemeyeceği öngörülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere şikayetçinin ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/7131, K. 2014/9772, 3 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama