KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/7356 E., 2014/9637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/01/2014
- Numarası
- 2012/955-2014/119
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 168/5. maddesi hükmüne göre, borçlunun, borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur.
Somut olayda, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 15.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra mahkemesine yasal süreden sonra 22.11.2012 tarihinde başvurulduğu anlaşıldığından mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak, İİK.nun 170/3.maddesinde; "İcra mahkemesi 68/a maddesinin 4.fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
O halde, yasal sürede olmadığından süre yönünden reddi gereken imza itirazı hakkında borçlunun tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, açıklanan nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/7356, K. 2014/9637, 2 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama