KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/7562 E., 2014/9866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/12/2013
- Numarası
- 2013/584-2013/1282
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
lmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmış, borçlu vekili, ipoteğin takibe konu kredi sözleşmesini kapsamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
İİK'nun 150/ı maddesinde “… ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva etmese dahi krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa-orta-uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü, 149. madde uyarınca işlem yapar.” hükmüne yer yerilmiştir.
Somut olayda; Ü.. Y.. tarafından verilen ipoteğe ilişkin 28.11.2011 tarih ve 57289 yevmiye nolu ipotek akit tablosunda; ipoteğin, borçlulardan A.. D.. ile alacaklı banka arasında açılmış ve açılacak her türlü kredileri karşılamak üzere 300.000 TL sınır belirtilmek suretiyle azami meblağ (limit) ipoteği olarak kurulduğu anlaşılmaktadır. 03.04.2013 tarihli ihtarnamede toplam 260.495,47 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte istenildiği ve anılan bu hesap kat ihtarına itiraz edilmediği görülmektedir. İtiraz edilmemekle ihtarname ile istenilen toplam 265.216,94 TL borcun kesinleştiğinin ve ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren verilen sürenin sonuna kadar işleyecek akdi faiz, bu tarihten takip tarihine kadar da işleyecek temerrüt faizinin takipte talep edilebilir hale geldiğinin kabulü gerekir.
O halde, Mahkemece yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak alacaklının isteyebileceği faizle birlikte toplam alacak belirlenip, ipotek limitinin aşılamayacağı da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/7562, K. 2014/9866, 3 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama