KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/7840 E., 2014/10169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/01/2014
- Numarası
- 2013/1131-2014/4
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili hakkında Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/315 esas sayılı ve 22.11.2013 tarihli kararı gereğince ".... hiç bir icra takibi yapılmamasına..." yönelik tedbir kararı" verilmiş olduğundan bahisle, tedbir kararından sonra açılan takibinin iptalini talep etmiş, mahkemece istem kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiştir.
HMK.nun 326.maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Maddenin birinci fıkrası, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideridir ve sorumlusu yine HMK.nun 326.maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.
Somut olayda, Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/315 Esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava ile ilgili 22.01.2013 tarihli ara kararının 1. bendinde "hiç bir icra takibi yapılmamasına" karar verildiği görülmektedir. Her ne kadar takip, alacaklı tarafından bu tedbir kararından sonra 19.12.2013 tarihinde başlatılmış ise de; tedbir kararının alacaklıya tebliğ edildiği veya takipten önce tedbir kararının varlığından haberdar olduğu iddia edilmediği gibi, bu hususta belge ve delil de sunulmamıştır. Bu
Durumda, icra takibinin tedbir kararı içeriğine aykırılığı sonucunun oluşmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, haksız olarak aleyhine şikayet yoluna başvurulmasına sebebiyet vermeyen alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, söz konusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/7840, K. 2014/10169, 8 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama