KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/10543 E., 2015/22699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Ezine İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/12/2014
- Numarası
- 2013/49-2014/32
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı; yetki itirazının mahkemece kabulüne karar verilmesinden sonra mahkeme kararında gösterilen yetkili Ezine icra dairesinde düzenlenen (10) örnek ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin diğer itiraz ve şikayet nedenleri yanında, ödeme emrinin vekil varken asıla tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ödeme emrinin iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11., Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18.maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Vekil azledilmediği sürece vekalet görevi devam eder.
Somut olayda, yetki itirazının kabulüne ilişkin Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/169 E., 2013/231 K. Sayılı ve 18.04.2013 tarihli kararında borçlu İ.. M..'in Av. M.. E.. tarafından temsil edildiği, anılan kararın alacaklı vekilinin icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesi hakkında talepte bulunduğu 09.07.2013 tarihinde dosya içerisinde bulunduğu ve alacaklının, borçlunun vekille temsil edildiğini öğrendiği görülmektedir.
Bu durumda, borçlunun vekille temsil edildiği sabit ve tartışmasız olduğuna göre, adı geçen borçlu vekiline ait vekaletnamenin ayrıca takip dosyasına sunulmamış olması sonuca etkili değildir.Kaldı ki, vekilin vekalet görevinden azledildiği veya çekildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi aksine eldeki şikayetin de ilamda gösterilen aynı vekil tarafından yapıldığı anlaşılmakla, Avukat M... E...'un borçluya vekalet görevini sürdürdüğü tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, ödeme emrinin borçlunun vekili yerine asıla tebliği usulsüz olup mahkemece, borçlunun buna yönelen şikayetinin kabulüne ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken borçlunun bu husustaki isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/10543, K. 2015/22699, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama