KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/10724 E., 2015/22406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, dayanak çek ile hiç bir ilgisinin olmadığını, imzanın da kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin durdurulması ile birlikte tazminat ve para cezası talep ettiği, mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, tazminat ve para cezasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun başvurusu bu hali ile İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz olup, uygulanması gereken İİK.nun 169/a-6. maddesine göre; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
Somut olayda, alacaklının takibe konu çekte lehtar konumunda olduğu da gözetildiğinde, takipte en azından ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, yukarıda anılan yasa maddesi hükmü uyarınca borçlu lehine uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, tazminata hükmedilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/10724, K. 2015/22406, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama