KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/10899 E., 2015/22871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/01/2015
- Numarası
- 2014/1353-2015/32
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı M.. Ş.. tarafından borçlu S.. S.. aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirketin Türkiye temsilcisi/acentesi olduğu iddia edilen B.. Sigorta Aracılık Hizm. A.Ş.'ne tebliğ edildiği, yapılan bu tebligatın usulsüz olduğunu, ayrıca takibin hiçbir belgeye dayanmadığını ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve takibin iptali talebiyle mahkemeye şikayet yoluna başvurduğu, yapılan yargılama sonucunda tebligat yapılan şirketin borçlu şirketin temsilcisi olduğuna ilişkin bilgi ve belgenin dosyada olmadığı gerekçesiyle şikayeti kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de; "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir." hükümleri öngörülmüştür.
Acentenin takip konusu borcun doğmasında bir aracılık işlemi yoksa acenteye yapılan tebligat yok hükmündedir.
Somut olayda, takip konusu alacağın, S... isimli geminin batması olayından kaynaklı sigorta alacağı olup, alacaklı tarafından dava dosyasına, bu gemiye ait sigorta sözleşemesi olduğu iddia edilen İngilizce bir belge sunulduğu görülmüştür.
O halde mahkemece, duruşma açılarak yukarıda belirtilen ilke ve kurallar çerçevesinde acentenin takip konusu borcun doğmasında bir aracılık işlemi bulunup bulunmadığının, bu şekilde borçlu şirket adına tebligatı almaya yetkili olup olmadığının, alacaklı ile borçlu şirket arasında yapıldığı iddia edilen İngilizce sözleşme tercüme ettirilerek ve tarafların ibraz ettiği diğer belgeler de incelenmek sureti ile tespit ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde evrak üzerinden hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/10899, K. 2015/22871, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama