KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/11458 E., 2015/17867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK’nun 82/1-2. maddesi gereğince, borçlunun; "Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya" haczolunamaz. Ancak, bunun için borçlunun haciz sırasında bir meslek veya sanatla uğraşıyor olması ve kendisi ile ailesinin geçimini anılan meslek ve sanatla sağlaması gerekir.
Yukarıda yer verilen madde gereğince, haczedilemeyecek malların kapsamını tayin edebilmek için sanat sözcüğü ile eş anlamda kullanılmış olan meslek kavramını teşebbüsten ayıracak kıstasların açıklanması gerekir. Çünkü, borçlu bir meslek sahibi sayıldığı takdirde, bu mesleği ile ilgili alet, edevat ve kitapları haczedilemeyecek, aksine bir teşebbüs sahibi sayıldığı zaman, bu teşebbüsün malları sermaye ağırlıklı olup haczedilebilecektir.
Şikayet konusu incelenirken borçlunun yaptığı işte sermaye ile emeğin karşılıklı oranları tespite çalışılır ve emeğin değerinin, sermayenin değerinden daha fazla olduğu görülürse “bir mesleğin” varlığına, aksi takdirde “bir teşebbüsün söz konusu olduğuna” hükmedilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 02.12.1972 tarih ve 1972/572-974 sayılı kararı). Uygulamada, bu şekildeki incelemeye ekonomik kıstasın üstün tutulması adı verilmektedir.
Somut olayda, borçlu ... bir ticari şirket olup, kendisinin sermaye ağırlıklı makinaları haczedilmiştir. Borçlu şirketin faaliyetinin, sermayenin önem kazandığı teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekeceğinden, mahcuzların İİK'nun 82/1-2.maddesi kapsamında sayılan haczedilemeyecek mesleki eşya olarak kabulü mümkün değildir. Kaldı ki ancak gerçek kişiler meslek ve sanat sahibi olabileceğinden anılan madde hükmü de sadece gerçek kişi borçlular yönünden uygulanabilecektir. O halde mahkemece, haczedilmezlik şikayetinin reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/11458, K. 2015/17867, 25 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama