KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/12519 E., 2015/25397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/02/2015
- Numarası
- 2015/101-2015/91
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlu icra mahkemesine başvurarak, iflas erteleme davasında verilen tedbir ara kararı nedeniyle takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, ihtiyati haciz kararı ve haciz işlemleri takip işlemi olmadığından ve verilen tedbir ara kararında “ihtiyati haciz icra takibi olmadığından borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine kanuni engel bulunmadığına ancak haczedilenlerin muhafaza altına alınmasının tedbiren durdurulmasına” kararı verilmiş olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildği görülmektedir.
Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1420 Esas sayılı, borçlu tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasında, ilgili mahkemece 02/12/2014 tarihinde; "Davacı borçlu şirket aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takıp yapılmamasına ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, …" şeklinde tedbir kararı verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, borçlu tarafından açılan iflâsın ertelenmesine ilişkin dava nedeniyle 02/12/2014 tarihinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılmamasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, mahkemece, borçlu hakkındaki takibin tedbir kararından sonra 27/01/2015 tarihinde başlatıldığı gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünden hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/12519, K. 2015/25397, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama