KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/13143 E., 2015/16889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 29.000,00 TL. bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun İİK. nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, bonoda rakamla yazılı bedelin “2000” TL iken “9” rakamı eklenmek sureti ile “29.000” TL haline dönüştürüldüğünü, dolayısıyla senette tahrifat yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini istediği anlaşılmıştır.
İcra takibinin dayanağı olan senedin bedel kısmında tahrifat yapıldığı iddiası, İİK'nun 168/5 ve 169.maddeleri kapsamında borca itiraz olup, inceleme usulü aynı Kanun’un 169/a maddesinde düzenlenmiştir.
Tahrifat yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın ...’na gönderildiği ve adı geçen kurum tarafından düzenlenen 08.08.2012 tarihli raporda; takip dayanağı senedin bedel kısmında herhangi bir tahrifatın bulunmadığı bildirildiği halde, mahkemece, ...
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/113 - 348 sayılı ve 23.12.2013 tarihli kararı ile takibe konulan senetteki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı, ... ve ...'nin fikir, irade ve eylem birliği yaparak sahte olarak tanzim ettikleri gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 31.12.2013 tarihinde kesinleştiği, ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/90 Esas, 2014/265 Karar sayılı ve 22.04.2014 tarihli kararı ile de takibe konulan senetten dolayı ... tarafından takip alacaklısı ... aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne ve takibe konulan senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiği belirtilerek Ağır Ceza Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarına dayanılarak takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraz, İİK.nun 170.maddesinde düzenlenmiş olup, borçlu, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyor ise, bu itirazını İİK. nun 168/4.maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük sürede icra mahkemesine bildirmelidir.
İcra mahkemeleri önlerine gelen uyuşmazlığı, genel hükümlere göre çok daha hızlı ve seri olan takip hukuku kurallarına göre ve basit usulde yargılama yaparak çözen özel mahkemelerdir. Menfi tesbit davası ise, genel hükümlere göre açılan ve genel mahkemece yazılı usulde yargılama yapılarak sonuçlandırılması gereken bir dava olup, icra yargılamasına göre sonuçlanması çok daha uzun zaman almaktadır.
Genel hükümler uyarınca açılan menfi tesbit davası, takip hukukuna göre ve basit usulde yargılama yapılan icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamaz. Aksinin kabulü, icra iflas hukukunun temel ilkeleri ve icra yargılamasının varlık nedeni ile bağdaşmaz.
Bu nedenle, icra mahkemesince, genel mahkemede açılan menfi tesbit davası ve ceza davası bekletici mesele yapılamayacağı gibi, anılan mahkeme kararlarına dayalı olarak, İİK. nun 168 ve 170.maddelerine aykırı hüküm tesisi de mümkün değildir.
Somut olayda borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, imzaya itiraz edilmemiştir. Bu nedenle icra mahkemesince imza yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılamaz. O halde, takip dayanağı senedin bedel kısmında tahrifat yapıldığı ispatlanamadığına göre mahkemece, hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talep de aşılmak suretiyle takibin tümden iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/13143, K. 2015/16889, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama