KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/13959 E., 2015/23403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bir adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal süre içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, senedi temsilcisi olduğu şirket adına imzaladığını, şahsen sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; "muteriz borçlu ...'ın şirketin yetkili temsilcisi olarak takip dayanağı çekin ön yüzünde iki imzası bulunduğu, imzalardan birisinin şahsen ,diğerinin ise şirket adına atıldığının kabulü gerektiği" gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 169/a-1 maddesine göre; "İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir."
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, anılan madde gereğince mahkemece mutlaka duruşma açılmalı ve itiraz duruşmalı olarak incelenmelidir. Dosya üzerinde yapılan inceleme ile sonuca gidilemez.
Öte yandan, muteriz borçlu takip dayanağı senette şirket adına atılmış tek bir imzası bulunduğunu, senette bulunan ikinci imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğine göre, mahkemece, imza yönünden yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek sonuca gidilmesi de doğru değildir.
O halde; mahkemece, duruşma açılarak, tarafların gösterecekleri deliller toplanmak suretiyle yapılacak inceleme ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/13959, K. 2015/23403, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama