KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/14412 E., 2015/26692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Serik İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/09/2014
- Numarası
- 2014/25-2014/197
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra dairesine verdikleri dilekçe ile borcun tamamına itirazlarının yanı sıra, işletilen faize, faiz oranına ve diğer tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, alacaklının, borçluların itirazının kaldırılması amacıyla icra mahkemesine başvurduğu, borçluların, alacaklının itirazın kaldırılması dilekçesine karşı cevaplarında; takibe dayanak senedin teminat olarak verildiğini, alacaklı ile aralarında mukavele bulunduğunu ve mukavelede senedin yer aldığını ileri sürdükleri, mahkemece borçluların itirazlarının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
HGK'nun 14.3.2001 tarih ve 12-233/257 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 12-496/534 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin teminat senedi olduğu iddiası, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Yazılı belge sunulduğu takdirde, İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda borçluların, 30/12/2014 tarihli cevap dilekçelerinde; takip dayanağı senedin teminat olarak alındığını ileri sürerek, cevap dilekçesi ekinde “mukavele” başlıklı 27/12/2011 tarihli belge ibraz ettikleri, ancak mahkemece bu belge yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
Mahkemece, borçluların borca itiraz kapsamında sundukları yukarıda anılan belgenin, alacaklıya gösterilip diyecekleri tesbit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/14412, K. 2015/26692, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama