KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/1560 E., 2015/12184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, bonoyu çalıştığı şirket adına verdiğini ve şahsi sorumluluğu bulunmadığını belirterek borca itiraz ettiği ve takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 Sayılı TTK'nun 776/1-f (6762 Sayılı TTK'nun 688/6) maddesi gereğince, senette düzenleme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 777/4 (6762 Sayılı TTK'nun 689/son) maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması gerekli ve yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan senet metninde tanzim yeri gösterilmediği gibi, tanzim edenin adının yanında da bir adres bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, takibe dayanak senedin kambiyo senedi vasfına haiz bulunmadığı re'sen nazara alınarak İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/1560, K. 2015/12184, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama