KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/16474 E., 2015/28411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bireysel tüketici kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10/3. maddesi uyarınca; alacaklının asıl borçluya başvurup takibin semeresiz kalmasından sonra kendisine başvurabileceğini ileri sürerek mal varlığı üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, istemin süreden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.İcra takibinin dayanağı olan bireysel kredi sözleşmesinin incelenmesinde, şikayetçi borçlunun sözleşmenin kefili olduğu görülmüştür.Takibe dayanak bireysel kredi sözleşmesi,
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10/1. maddesinde düzenlenmiş olup, tüketici kredisi niteliğinde olduğundan hakkında bu yasa hükümleri uygulanır.4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesinin 3. fıkrası. "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez" düzenlemesini içermektedir.
Bu nedenledir ki; alacaklı banka, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/16474, K. 2015/28411, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama