KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/17250 E., 2015/31009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlu keşideci ... ve aval veren ... adına örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçluların İİK'nun 168/4. maddesinde öngörülen (5) günlük yasal sürede icra mahkemesine başvurarak senetler üzerindeki keşideci ve aval veren imzasına itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda, grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.10.2014 tarihli raporda; bonolardaki ''... adına atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ... eli mahsulü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlikte uygun grafolojik bulgular tespit edilemediği'' ve yine '' ... adına atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ... eli mahsulü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlikte uygun grafolojik bulgular tespit edilemediği '' kanaati bildirilmiştir.
İtiraz üzerine; bu kez, grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.04.2015 tarihli raporda; 2 adet senet üzerinde ... adına atılı bulunan imzaların ... elinden çıkmadığı, ancak 2 adet senet üzerinde ... adına atılı bulunan kefil imzalarının mevcut mukayese imzalarında tespit edilen benzerliklere atfen ... elinden çıktığı, yönünde kanaat açıklandığı görülmüştür.
Mahkemece 2. rapor doğrultusunda borçlu ... yönünden itiraz isteminin kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verilirken borçlu ... yönünden itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece 2.bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de, 2. bilirkişi raporu, birinci rapora üstünlük sağlamayacağından bu rapora itibar edilerek sonuca gidilemez. Zira 2. rapor ... Dairesinden bile alınsa imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı).
Ayrıca senet ön yüzünde atılı herhangi bir imzanın ... adına da atılmış olabileceği gözetilmeliyken anılan bilirkişi raporunda ''... adına'' atılı bulunan kefil imzalarının mevcut mukayese imzalarında tespit edilen benzerliklere atfen ... elinden çıktığı yönündeki değerlendirme doğru bulunmamışır.
O halde mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/17250, K. 2015/31009, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama