KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/18046 E., 2015/20071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu, ... plakalı aracın 18.11.2013 tarihli satışına ilişkin ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının yanısıra, kıymet takdiri raporundan haberdar olmadığı için itiraz edemediğini, araca düşük değer takdir edildiğini, ihaleden satış günü haberdar olduğunu belirterek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 31.000 TL muhammen bedelli aracın 32.000 TL'ye satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınırın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, satış kararı doğrultusunda çıkarılan satış ilanı tebligatının borçlu tarafa, Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre 07.11.2013 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, kıymet takdirine süresinde usulünce yapılmış bir şikayetin bulunmadığı, kıymet takdirinin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
O halde yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/18046, K. 2015/20071, 8 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama