KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/19439 E., 2015/24177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, diğer fesih nedenlerinin yanı sıra taşınmaz satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlu şirkete satış ilanı tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre yapıldığı görülmektedir.
Hükmi şahıslar adına ve adı geçenin “ticaret sicilindeki adresine” gönderilen tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedenini araştırması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Takip dosyasında, .... 3. Noterliğinin 11.06.2012 tarihli imza sirkülerinde borçlu şirket adresinin "...Bulvarı ...Apt. K:1/15 ... .... " olarak kayıtlı olduğu, borçlu şirkete çıkarılan satış ilanı tebligatının aynı adrese "muhatabın çarşıya gittiğinden mahalle muhtarlığına" TK.m. 21 şerhi ile 30.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın usule uygun olduğu görülmüştür.
Bu durumda, mahkemece, diğer fesih nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/19439, K. 2015/24177, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama