KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/19627 E., 2015/23192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu, diğer fesih nedenlerinin yanı sıra satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürmüş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Borçluya satış ilanı tebligatı Tebligat Kanunu'nun "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesine göre yapılmıştır. Tebligat mazbatalarında "aynı konutta birlikte oturduğunu beyan eden eşi ...'ya tebliğ edildi" şeklinde açıklamada bulunulmuştur.
Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 25. maddesinde "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" düzenlemesi mevcuttur. Mevcut düzenleme karşısında öncelikle kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste bulunmadığı tespit edilerek mazbataya yazılmalı, daha sonra aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda satış ilanının borçlunun adresinde bulunmadığı tespit edilmeksizin doğrudan aynı adreste bulunan eşine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple borçluya yapılan satış ilanı tebligatı usulsüzdür.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/19627, K. 2015/23192, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama