KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/19646 E., 2015/26197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlu, icra mahkemesine başvurarak ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürüp, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz.
79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir" hükmü yer almaktadır.
Bu yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda, icra dosyasında, borçlu ... adına ödeme emrinin ilk olarak takip talebinde gösterilen adresine tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, alacaklının talebi ile borçlunun mernis adresi takip dosyası içine alınıp, bu kez tebliğ zarfı üzerine "mernis adresi" olduğu yazılarak posta memuru tarafından TK'nun 21/2. maddesine göre 06.3.2015 tarihinde aynı adreste tebliğ edildiği, ancak tebliği çıkaran merci tarafından, bu adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, borçlunun tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/19646, K. 2015/26197, 27 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama