KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/19974 E., 2015/23278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, sair fesih nedenlerinin yanısıra satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu da ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, satış ilanı tebliğinin, şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle tasfiye memuruna yapılması gerekmesine rağmen yapılmadığı gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Dolayısıyla vekil azledilmediği sürece vekalet görevi devam eder.
Somut olayda, şikayetçi borçlu şirketin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memuru olarak atanan ... tarafından Av. ....'a vekalet verildiği, satış ilanının, adı geçen vekile borçlu şirket ünvanı yazılarak 12.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, vekilin, vekillikten çekildiğine veya azline dair bir belge ibraz edilmediği, kaldı ki şikayet dilekçesinde, bu avukatın borçlu şirketin vekili olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda satış ilanının vekile tebliğinde bir usulsüzlük bulunmamakta olup, tasfiye memurunca atanan vekile tebliğ yapılması zorunluluğu karşısında, tasfiye memuruna tebliğ yapılmadığından bahisle ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, şikayetçi borçlu tarafından ileri sürülen fesih sebeplerinin, gerekçesiyle birlikte tek tek tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, fesih nedenleri irdelenmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile şikayetin kabulüne karar verilmesi de doğru değil ise de, bu husus borçlu tarafından temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
O halde mahkemece ihalenin feshi isteminin reddi yerine, yazılı gerekçelerle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/19974, K. 2015/23278, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama