KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/23157 E., 2016/785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, tedbir nafakası ara kararına dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine yaptığı başvuruda, borca itiraz ettiği, alacaklı tarafından itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine yapılan başvuru üzerine, mahkemece, borçlunun itirazı geçerli bir itiraz olmadığından ve icra takibi devam ettiğinden bahisle itirazın kaldırılması isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verdiği görülmektedir.
İİK'nun 62. maddesi gereğince itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.
Somut olayda; örnek 7 numaralı ödeme emrinin borçluya 28.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, İİK'nun 62. maddesinde öngörülen yedi günlük süre içerisinde icra müdürlüğüne verdiği 29.01.2015 havale tarihli dilekçe ile “...icra takibine, faize, borcun tamamına ve borcun tüm fer'ilerine...itiraz etmekteyiz” demekle ve yine netice ve talep kısmında “takibe, faize, borcun tamamına ve borcun tüm feri'lerine itiraz ettiğimizi beyan eder...” demek suretiyle usulüne uygun olarak borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 66/1. maddesinin ilk cümlesi gereğince, müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Buna göre, icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin kararı bildirici nitelikte olup, borçlu tarafından süresinde icra dairesine yapılan itirazla birlikte takip, kanun hükmü gereğince kendiliğinden durur ve duran takibe devam edilebilmesi, alacaklı tarafından borçlunun itirazının hükümden düşürülmesine bağlıdır.
O halde mahkemece, borçlu tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir itiraz bulunduğu gözetilerek, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
ZA
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/23157, K. 2016/785, 14 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama