KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/23889 E., 2016/232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekilince, borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmış, muteriz borçlu tarafından yasal süresi içinde imzaya itiraz edilmesinden sonra, alacaklı tarafından 08.10.2014 tarihinde dosya alacağından feragat edilmesi üzerine, mahkemece davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ve borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Takibe itiraz edilmesinden sonra, gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut takibin şekline göre icra dairesine başvurulup takipten feragat edilmesi, tazminat talebinin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde, itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmek suretiyle aleyhine tazminata hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar (HGK'nun 16.10.1996 tarih, 1996/601-711 ve 21.03.2001 tarih, 2001/266 sayılı kararları).
Somut olayda; borçlu dayanak çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde iddiada bulunmuştur. Her ne kadar alacaklı alacağından feragat etmiş ise de, borçlu tazminat talebinde bulunduğundan, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle borçlunun itirazında haklı olup olmadığı değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu yöndeki istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/23889, K. 2016/232, 11 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama