KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/24595 E., 2016/2586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süre içeresinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, çekin takibe konulmaması yönünde tedbir kararı olduğunu, çek tazminatı ve komisyonundan sorumlu olmayacağını ileri sürerek borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 169/a-1. maddesine göre; "İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir."
Somut olayda başvuru, borca itiraz niteliğinde olup, anılan madde gereğince mahkemece mutlaka duruşma açılmalı ve itiraz duruşmalı olarak incelenmelidir. Dosya üzerinde yapılan inceleme ile sonuca gidilemez.
O halde, mahkemece duruşma açılarak ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplanıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, borçlu şirket vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, çek tazminatına, çek komisyonuna ve faize itiraz ettiği, ancak mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
HMK’nun 297/2. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu durumda yukarıda yazılı madde hükmü gözeltilmek suretiyle borçlunun, çek tazminatına, çek komisyonuna ve faize itirazları hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, sadece borca itirazın incelenerek sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/24595, K. 2016/2586, 28 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama