KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/25929 E., 2015/28064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/07/2015
- Numarası
- 2015/203-2015/763
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi, takip borçlusunun eşi olduğunu, borçlu eşine ait ihale konusu taşınmazın tapu kaydında "aile konutu şerhi"nin bulunduğunu belirterek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece davacının ihalenin feshi davası açma sıfatı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile, davanın esastan incelenmiş olması nedeniyle davacı hakkında para cezasına hükmedildiği görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
İİK'nun 134/2 maddesi "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler." şeklinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
Şikayetçi N.. A.. tapudaki ilgililerden değildir. Bu nedenle ihalenin feshi davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekirken, işin esasının incelendiğinden bahisle davanın reddi ile %10 para cezasına karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/25929, K. 2015/28064, 13 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama