KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/26790 E., 2016/3626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte borçlunun, ödeme emrine ilişkin tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; tebligat usulsüz olduğundan şikayetin kısmen kabulüne, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca şikayetin süreden reddine, şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; "...Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir...." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir; aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/6-18 esas-2011/30 karar sayılı; 19.6.1991 gün, 323/391 sayılı; 10.9.1991 gün, 281-415 sayılı; 25.9.1991 gün, 355-440 sayılı; 05.12.2007 gün, 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı kararları).
Ayrıca HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur.
Somut olayda temyize konu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 27.04.2015 tarih ve 2015/347 Esas, 2015/481 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının birinci fıkrasında; "Tebligat usulsüz olduğundan şikayetin kısmen kabulüne," ikinci fıkrasında ise; “7201 SK'nun 32. Mad uyarınca şikayetin süreden reddine” şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere bu haliyle anılan ilamın hüküm kısmının şüphe ve tereddüte yer vermeyecek biçimde açık olmadığı gibi, infaz kabiliyetinin de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nun 297/2. maddesine uygun olarak tesis edilmeyen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/26790, K. 2016/3626, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama